
Gücünüzü boşa harcamayın: Altın kaplı IR lambalar hakkındaki gerçekler
Eğer yarı iletken levhalar üzerinde işlem yapıyorsanız ve güç kaybı yaşıyorsanız, bu bir tasarım sorunudur. Kesinlikle öyle.
Ozon içermeyen kızılötesi lambalar kullanırken amacınız sadece “şeyleri ısıtmak” değildir. Enerjinin tam olarak levha yüzeyine ulaşmasını istersiniz; çevredeki ortamın bozulmamasını sağlarsınız.
Neden altın kullanılır?
Çoğu kişi alüminyum yansıtıcılar kullanır, ancak alüminyum çok fazla enerjiyi emer. Bu, bir topu süngerden sekmeye çalışmak gibidir.
Biz altın kullanırız çünkü o, kızılötesi ışığı yansıtmada mükemmeldir. Böylece makinenizin gövdesi tüm bu ısıyı emmek zorunda kalmaz ve tehlikeli derecede ısınmaz. Altın tabaka, fotonları tekrar hedefe doğru yönlendirir. Böylece her metrekareye daha fazla enerji aktarılır ve bu da daha verimli olmasını sağlar.
Isıyla başa çıkma
Bu lambalar ozonsuz olduğundan 185nm dalga boyundaki ışığı engellerler. Bu oldukça iyi bir şeydir; çünkü odanızda O3 birikmesinden endişelenmenize gerek kalmaz. Ortam stabil kalır ve bu da işleri kolaylaştırır.
Ancak bir dezavantajı var: Bu kadar çok enerjiyi bu kadar küçük bir alana sığdırdığınızda ısı yükü çok büyük olur. Yüksek güçlü lambalar kullanıyorsanız, soğutma sistemlerine dikkat etmelisiniz. Hava akışında en ufak bir sorun bile, termal dengesizliklere yol açar. Bu da levhaların düzgün şekilde pişmemesine neden olur.
Bilmeniz gerekenler
Altın, ışığı yeniden yönlendirmede harika bir malzemedir, ancak çok yumuşaktır. Eğer bu yansıtıcıları alüminyum gibi davranarak temizlemeye kalkarsanız, onları mahvedersiniz. Temizlik sırasında temas etmemeye dikkat edin. Bir tek çizik bile odak noktanızın kaybolmasına neden olur ve levhanızda soğuk bölgeler oluşur.
Son bir tavsiye: Bu lambaları hassas bir PID kontrol cihazına bağlayın. Altın sayesinde ısı akışı çok daha etkili olur ve levhalarız normalden çok daha hızlı şekilde hedef sıcaklıklara ulaşır. Bu durumda ayarlamalar yapmanız gerekebilir. Aksi takdirde termal şok riski vardır ve kimse bunu istemez.